Blog oluşturup düzenli olarak yazmaya ve bir şeyler paylaşmaya esasında ilk başlarda çok söylendiğim bir ödev sayesinde başladım. Üniversitede “Popüler Sanat” dersimize şeker mi şeker insan Azra Tüzünoğlu geliyordu. Filmlerde hep değişiklik tutkusuyla yanıp tutuşan, aykırı öğretim üyeleri görürüz, kendisi de biraz öyleydi. Bize blog açıp düzenli olarak bir şeyler girmemizi istedi. Üniversitede olsak bile klasik öğrenci tavrını takınıp “Bir bu eksikti” diye söylenmeye başladık. Aradan yıllar geçti; önce blogspot’ta paylaşımlarda bulundum, sonra da tumblr’a geçtim. Mart ayından beri her gün işim dolayısıyla yazılar yazıyorum; ama birkaç aydır fark ettim ki işim dışında buraya yazı yazamıyorum ya da yazdıklarımı çok gereksiz buluyorum. Belki bütün bu internet olayı beni boğdu. Bir sürü paylaşım sitesi ve nadiren de sürekli de görsek hep aynı şeyler… Sanki yaratıcılık, tutku içimden hiç çaktırmadan ayrılıp gitti. Eskiden deneme yazıları yazıyordum ve yazarken daha en başından hangi yayınevlerine gideceğimi ve oradaki editörlere nasıl sunacağımı düşünüyordum; ama uzun zamandır bu düşünceye sahip değilim. Bunun üzerine bugün galiba artık “Belki de mola vakti gelmiştir” dedim. Yazdığım her yazıyı büyük bir tutkuyla yazdım, işimde yazmam gereken bazı saçma sapan yazıların bile üstüne titredim. Çünkü yazı yazmak benim için gerçekten bir tutku. Ama şu an bu tutku bile yok oluyor gibi. Bu nedenle “Virgin State of Mind”da mola vakti! Artık bu blogda herhangi bir paylaşımda bulunmayacağım ya da yazı (bu yazıyı okuduktan sonra “saçmalıklarını demeliydin” diyebilirsiniz) yazmayacağım. Daha çok gezdiğimde, daha çok okuduğumda, “çılgınlıklar” yaptığımda, photostorming’in deyişiyle “zincirlerimi kırdığımda”, daha çok izlediğimde, “aşk”ı bulduğumda ve hissettiğimde, daha çok dinlediğimde, daha çok tattığımda, daha çok kahkaha attığımda, daha çok içtiğimde, daha çok yol aldığımda ve eski tutku yerine geldiğinde yeni bir blog açıp kaldığım yerden devam edeceğim. Bu blog sayesinde hiç tanımadığım, haklarında en ufak bir fikrim olmayan insanlarla ortak fikirlere sahip oldum ve onlardan (çoğu siz oluyorsunuz yani) birçok şey öğrendim. “Virgin State of Mind”, K’s Choice grubunun çok sevdiğim bir şarkısıdır. Bu şarkıyı ilk defa 1999 yılında dinlemiştim ve dinlediğim ilk saniyede neler hissettiysem şu anda dinlerken de aynısını hissediyorum. İşte, bu şarkıdaki tutkuyu hayatımın genelinde de tekrar yakaladığımda görüşmek üzere…
Not: Son paylaştığım Snow Patrol’un ”This Isn’t Everything You Are” şarkısının bir de Jools Holland’daki canlı versiyonunu dinleyin!